31 Mayıs 2008

AL PACİNO

Al Pacino’nun ismi zikredildiğinde ilk aklınıza gelen özelliği nedir? Gangster karakterleriyle bütünleşmiş,şiddet kisvesini üzerine giyen,sert,dinamik ve oldukça mafya-vari bir kişilik(filmlerinde tabi ki) ‘’Kötü Adam’’ rollerinden ‘’İyi Adam’’ rollerine geçiş aşamalarını canlandırarak onlara hayet veren Al Pacino’nun beyazperdeye adım atmasını sağlayan en önemli filmi hiç şüphesiz The Godfather 2 oldu.Gelin hep beraber aktörün hayat hikayesine kısaca bir göz atalım.Al Pacino 25 Nisan 1940 yılında New York’da dünyaya gelir.Güzel Sanat’lar okuluna giderken oradan ayrılarak çeşitli işlerde görev alır.1966 yılında oyuncu olmayı ilke edinen Pacino ‘’Actors Studio’’ da eğitim almak için hak kazanır ve kısa bir süre sonra Earl James ile beraber çalıştığı The Place Creep’da oynar.1967-68 yılları arasında tiyatro yeteneğini sergilemek isteyen aktör serseri ruhlu birini canlandırarak ‘’The Indian Wants The Bronx’’ adlı eserin bir parçası olduğunu kanıtlayıp ‘’Obie’’ ödüllerinin dağıttığı ‘’En Iyi Erkek Oyuncu’’ ödülünü alma onuruna erişir.Ardından Pacino Broadway’de sahneye çıkarak ‘’Does The Tiger Wear a Necktie’’ adlı oyunla toplumdan soyutlanmış bir uyuşturucu bağımlısını ‘’ben doğuştan bir oyuncu olarak dünyaya geldim’’ sözüyle bağdaştırırarak ikinci kere ödül heykelciğini alır.(Tony Ödülü) Kariyerine başlangıç filmi ise Me,Natali’dir.1970 yılı ise kendisi için tamamiyle bir dönüm noktası olur.Francis Ford Coppola’nın The Godfather 2’si,Sidney Leumet’in Serpico’su ve Sydney Pollack’ın Bobby Deerfield imzalı flmlerinde rol alarak engebeli yollardan yürümeye bir son veren aktör rüyalarını gerçekleştirmek uğruna birçok filmde oynamaya devam eder.1980’li yıllarda ise aktör beyazperde ve tiyatroyu birarada yürüterek teen-slasher türüne ayna tutan iddiali bir yönetmen olan Brian De Palma’nın Scarface filminde rol alır. Bu kadar nam saldıktan sonra,karizmasını çizdiren Pacino fiyasko bir film olarak hatırımızda kalan The Revolution’da Donald Sutherland,Natassa Kinski gibi oyuncularla aynı sahneyi paylaşır.Gelelim en çok sükse yapan filmlerinden bazılarına… Yakışıklı aktör sine-retro aktörlerinden Warren Beatty’nin prodüktörlüğünü,yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği filmde bütün kamuflaj hilelerinin kendi üzerinde uygulanmasıyla fiziksel olarak tanınması oldukça zor olan ‘’şeytani’’ bir karaktere bürünür.Bu sayede beyazperdenin merdivenlerini hızlı adımlarla çıkarak Godfather 3 filminde rol alır(zaten başka şansı yoktu ki…)
90’lı yıllar…Carlito Way, Robert De Niro ile aynı kulvarı paylaştığı Heat,Devil’s Advocate ve son olarak 88 minutes filmiyle beyazperdenin unutulmaz kahramanı haline gelir. Pacino gibi usta bir oyuncunun hayat hikayesi ve filmografisini bir sayfaya sığdırmak ne kadar doğru bilemiyorum ama maço mizacı ve o keskin bakışlarıyla hedefini tam onikiden vuran başka bir oyuncu yok ama benzerlerinin olması aşikar.Kendisini bu kadar sevdirmesinin bir nedeni ise içindeki oyunculuk arzusunun sürekli yanan bir ampül görevi görmesidir.

0 yorum: